banner76

İbrahim Çiçek’in kaleminden

Duru Medya-Uğur GENCER/ Sanayide olduğu gibi şiir yazmakta da başarılı olan Gebzeli iş insanı İbrahim Çiçek yazdı.

İbrahim Çiçek’in kaleminden

Duru Medya-Uğur GENCER/ Sanayide olduğu gibi şiir yazmakta da başarılı olan Gebzeli iş insanı İbrahim Çiçek yazdı.

27 Ağustos 2020 Perşembe 11:30
İbrahim Çiçek’in kaleminden
banner22

Sanayide olduğu gibi şiir yazmakta da başarılı olan Gebzeli iş insanı İbrahim Çiçek tarafından Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nin 949. Yıl Dönümü dolayısı ile “Kıymetli Dostlar, Sevgili Gençler” başlığıyla yaptığı paylaşım ve yazdığı şiir.

Kıymetli Dostlar, Sevgili Gençler,
Bizlere, paha biçilemez bir miras bırakan ecdadımızla, ne kadar övünsek azdır. Sahip olduğumuz ecdat yadigârı bu miras, sadece mal mülk veya toprak parçası değildir. Atalarımız yüzyıllar boyunca merhametle hükmetmiş ve bizlere onurlu bir mazi bırakmışlardır. Öyle ki bizden olmayan da bizim adaletimizde yaşayabilir, inancı ve anlayışı bu topraklarda her daim kanun olmuştur. Kıtalara hükmetmiş ama ve asla sömürmemişler, ezmemişler, soykırım yapmamışlardır. Ecdadımızın hâkim olduğu topraklarda, her daim, din ve dil özgürlüğü yaşanmış ve ayak bastıkları her yerde, adaletle nam salmışlardır. İşte bu sebeple, geçmişte bu millete önderlik eden bütün devlet büyüklerimizle, gurur duymamız gerekir. Bu vesileyle, başta sultan Alparslan ve diğer devlet büyüklerimizi rahmetle ve minnetle şükranla anıyorum.
Sultan Alparslan, Büyük Selçuklu Devletinin, tahtına geçtikten sonra batıya yönelik fetihler başlamıştır. 16 Ağustos 1064 yılında, Hristiyan Dünyası için günümüzde dahi kutsallığını koruyan Ani Harabelerini, fethederek Kars’a gelmiştir. Batıya doğru yapılan bu fetihler, İslam Dünyasında büyük sevinçlere yol açmıştır. Sultan Alparslan’ın Ordusu, Malazgirt ve Erciş Kalelerini ele geçirdikten sonra, 26 Ağustos Cuma Sabahı; Sultan Alparslan, Bizans İmparatoruna elçi göndererek barış talep etmiştir. İmparator, ordusunun büyüklüğüne güvenerek bu teklifi reddetmiş ve elçileri küçümseyerek geri çevirmiştir. Düşman ordusunun, kendi ordusundan en az 4 – 5 kat daha büyük olduğunu gören Alparslan, savaşı kazanmanın hatta sağ kurtulmanın çok zayıf bir ihtimal olması sebebiyle, Türk ve İslam sembolü olan aynı zamanda kefeni temsil eden beyaz giysilerini giymiş ve askerlerine “şehit olursam beni vurulduğum yere gömün” şeklinde vasiyet bırakmıştır.
26 Ağustos 1071 Cuma Gün, Sultan Alparslan, Cuma namazında imamlık yaptığı ordusuna, moral vermek amacıyla, Allah’ın kuranda zafer vaat ettiği ayetleri okumuştur. Askerlerini cesaretlendirmek için ordusuna hitaben Sultan,
“Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım ya da şehit olarak cennete giderim. benimle savaşa girmek isteyen girebilir, ayrılmak isteyenlere derhal ayrılabilir. Burada, emir veren bir sultan veya alan bir asker yoktur. Zira bende sizler gibiyim, bu savaşta ölenler şehit, kalanlar gazi olacaktır. Ayrılanları ise ahirette ateş, dünyada rezillik beklemektedir.” şeklinde seslenmiştir.
Bu sözlerden sonra ordusun adeta çelikleştiren Alparslan, askerlerini taarruz hazırlamıştır.

Malazgirt Savaşı, öğlen saatlerinde Alparslan’ın ordusunun, ok atışlarıyla başlamıştır. Sultan Alparslan’ın Ordusu hilal taktiği ile Bizans Ordusunu çembere almış ve ilk hamle ile üstünlük sağlamıştır. Bu hamle karşısında, ordusunun komuta etme olanağı göremeyen Bizans İmparatoru, ordusuyla birlikte kaçmaya karar vermiş ve bu arada çok askeri zayiat vermiştir. Birçok askeri ölen ve kendisi de omzundan yaralanan İmparator Romen Diyojen, Alparslan’ın askerleri tarafından ele geçirilmiştir. Sultan Alparslan’ın, İmparator Romen Diyojen ile Türklerin lehine antlaşma yapmasıyla savaş son bulmuştur. Dünya Tarihi açısından dönüm noktası olan bu savaşın muzafferi, Sultan Alparslan olmuştur. Bizanslılar açısından ise bu savaş, büyük bir hezimet ve toprak kaybı ile neticelenmiştir. İslam Coğrafyasında ise büyük bir sevinle karşılanmıştır.
1071 Malazgirt Zaferiyle, Türklere Anadolu’nun kapıları açılmış ve Türkler, Anadolu’yu yurt etmeye başlamıştır. Bu sebeple, Türkiye ve Türki Cumhuriyetleri ile tüm İslam Âlemi olarak bizler, Sultan Alparslan’ı, her yıl saygıyla, minnetle, şükranla ve dualarla anmalıyız. Nitekim Sultan Alparslan, o gün ordusuyla birlikte, şehadeti göze almamış olsaydı, bugün bu topraklar belki bizlerin olmayacaktı. Böyle bir ecdatla ne kadar övünsek az değil midir?
Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın iktidara gelmesiyle bu bölgeye daha çok sahip çıkılmaya başlanmıştır.
Her yıl 26 Ağustos’ta Malazgirt Savaşı’nın anlam ve önemine uygun kutlamalar yapılmaktadır. O güne ait tarihi kalıntıları onarmak ve tadil etmenin yanı sıra yeni projeler büyük millet bahçeleri ve yeni mekânlar ile sosyal tesislerde yapılarak tarihi doku ve ecdadımızın nefesi, mirasları halen yaşıyor gibi canlı tutulmaya çalışılmaktadır.
Taarruz meydanları, Malazgirt ovası orduların karşı karşıya geldiği yerler yeniden belleklerde canlandırılıp koruma altına alınmıştır.
Ayrıca Ahlat Anadolu’nun ilk büyük Türk şehri olması nedeniyle bu projenin Ahlat’ la irtibatlandırılması, Cumhurbaşkanlığı külliyesi orada yapılması, oradan gelmiş geçmiş tüm Türk büyüklerimizin, Şehitlerimizin ruhları yeniden şad edilip orada ki tüm yatır, türbe ve şehitliklerimiz gibi mekanlar bizden sonra ki nesillerinde görmesi için daha güvenilir ve emin bir şekilde korunacaktır.
Dolayısıyla bu projeler Ahlat’ı, Malazgirt’i ve tüm Türkiye’nin milli duygularını kabartarak kaynaşmasına vesile olacaktır.

Ayrıca bu bölgelere yerli ve yabancı turist akımı, turizm patlaması sağlayacaktır. Dolayısıyla bu potansiyelde o bölgelerin ekonomik canlanmasına sebep olacaktır.
Bunun için Emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sn.; Recep Tayyip ERDOĞAN’ a devlet büyüklerimize yerel ve genel idarecilerimize binlerce kez teşekkür ederiz. Ayrıca Malazgirt belediyemizle Gebze belediyemizin kardeş belediye olması da ayrı bir önem taşımaktadır. Fatih’ in otağı, Gebze’ de Alparslan’ın mekanı Malazgirt’ te. Dede ile torunun kazandığı toprakların üzerinde yaşayan biz torunlarının kardeş belediye olması ve buluşması ne güzel bir duygudur. Bizlerde ecdadımıza uygun olmamız gerekmektedir. Öyle ise haydi gençler her sene 26 Ağustosta Malazgirt’ e gidelim ecdadımızın ruhunu şad edelim.

 

KOCA SULTAN

Yirmi altı Ağustosta topladı tüm Askeri

Ya zafer ya şehadet haykırdı koca sultan

Emir verdi ölüm var dönülmez artık geri

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

Yıl bin yetmiş bir Cuma gününün sabahı

Şehadete ant içmişti gelsin Bizans’ın şahı

Elbet boşa çıkmazdı mazlum milletin ahı

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

Güneş tüm beyinleri kaynatırken Ağustosta

Planlar kurulmuştu sultan kalmazdı yasta

Kalp gözüyle hissetti Bizans ordusu hasta

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

Malazgirt meydanında kıldı Cuma namazı

O meydanda söyledi koca sultan son sözü

Selçuklunun evladı Alparslan Türkün özü

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

Toz bulutu kapladı Malazgirt’te ovayı

Komutan emir verdi çekildi okların yayı

Bu savaş Malazgirt’ten değiştirdi dünyayı

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

Bizans’ın karşısında asker sayımız azdı

Yaradan’ın hesabı bütün oyunu bozdu

Alparslan’ın ordusu yeniden tarih yazdı

Ya şehadet ya zafer haykırdı koca sultan

İbrahim der bu ordu şaha kalktı ovada

Galip geldi Alparslan Malazgirt’te sahada

Malazgirt fetih edildi göklere çıktı seda

Ya şahadet ya zafer haykırdı koca Sultan

İBRAHİM ÇİÇEK

26.08.2020

İbrahim Çiçek’in, Çile Çekenler, Duygularımın sesi, Gönül teli ve Yüreğimin saklı bahçesi isimli eserleri vardır.

banner44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner33