‘’Cumhurbaşkanı Adayı İmamoğlu’’ yalanı bitti. Buraya kadarmış..

Siyasette bazı iddialar vardır; bir süre gündemi taşır, kitleleri konsolide eder, tartışmaları bastırır. Ancak bir noktadan sonra gerçekliğin duvarına çarpar ve dağılır. Ekrem İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanı adayı” olarak sunulması süreci de tam olarak böyle ilerledi, gerçekler duvarına çarptı, tuzla buz olmasını izliyoruz.

Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk ve casusluk operasyonlarının ardından apar topar “Cumhurbaşkanı adayı” ilan edilmesi, başlı başına bir siyasi hamleydi. Yolsuzluk soruşturmasında 140’tan fazla suçlama bulunmasına rağmen, kamuoyuna “iktidar, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığını engellemek için operasyon yapıyor” söylemi yerleştirildi. Aylar boyunca bu argüman işlendi, tekrar edildi, büyütüldü.

Açıklanan iddianamede yer alan onlarca suç isnadına tek tek cevap vermek yerine, iddianamenin tümden reddedilmesi tercih edildi. Böylece tartışma, hukuki zeminden siyasi zemine taşındı. Bu taktik, meydanlarda kitle toplamaya bir süre yetti.

Ancak özellikle sahte diploma davasında işler istenildiği gibi gitmeyince, parti içinde yeni sorular yükselmeye başladı: “İmamoğlu aday olamayacaksa, alternatif kim?”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, uzun süre “Adayımız İmamoğlu’dur” çizgisini korudu. Ancak zaman zaman açık kapı bırakması, kendi isminin alternatif olarak tartışılmasına net bir itiraz getirmemesi ve bazı günler Mansur Yavaş ismini telaffuz etmesi, parti içindeki belirsizliği daha da görünür kıldı. “Kazanacak aday” vurgusu da bu arayışın bir yansımasıydı.

Bu tartışmalar sürerken, kulislerde Abdullah Gül isminin yeniden gündeme gelmesi dikkat çekti. Hatta İmamoğlu’nun da adaylık konusunda umudunu yitirdiği ve Gül ismini önerdiği iddiaları konuşuldu.

İmamoğlu’nun attığı son mesajlarda ise ton değişikliği göze çarpıyor. Cumhurbaşkanlığı hedefinden ziyade, “muhalefetin yeniden bir araya gelmesi” ve ittifakın yeniden kurulması vurgusu ön plana çıkıyor. Bu da adaylık hedefinden ziyade, siyasi denklemi değiştirme arayışına işaret ediyor.

Gerçek şu ki; artık siyasi kulislerde Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı güçlü bir ihtimal olarak artık konuşulmuyor. Parti içinde de kamuoyunda da yeni formüller tartışılıyor.

Elbette ittifak meselesi kolay değil. Geçmiş seçimde kurulan geniş masanın yeniden kurulması, bugün çok daha zor görünüyor. Küçük partilere garanti milletvekili sözü vermenin artık yeterli olmayacağı açık. Bu kez masada bakanlıklar, cumhurbaşkanı yardımcılıkları ve daha somut güç paylaşımı başlıklarının konuşulması muhtemel.

Geçtiğimiz seçimde ittifak ortaklarından Saadet Partisi CHP’nin yanında ilk günkü gibi dururken, DEVA ve Gelecek Partisi’nin mesafeli tavrı dikkat çekiyor. İYİ Parti’nin ise siyasi denklem gereği yeniden bir araya gelme ihtimali güçlü görülüyor. Yeniden Refah Partisi’nin, Mansur Yavaş aday olursa destek verebileceğine dair kulis bilgileri de konuşuluyor.

Saadet, YRP, Deva, Gelecek partisinin Her ne kadar “üçüncü yol ittifakı” arayışını dillendirse de, bunun bir pazarlık manevrası mı yoksa gerçek bir strateji mi olduğu zamanla netleşecek. Sanki ‘’güçlerimizi birleştirip kurulacak masalara daha güçlü oturalım’’ diyorlar.

Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin gündemi büyük ölçüde ittifak arayışları ve ortak aday tartışmaları olacak. Ancak bir başlık giderek daha az konuşulacak: Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı. O iş BİTTİ gibi duruyor.

Bu mesele artık Özgür Özel için yalnızca kamuoyu önünde sürdürülen sembolik bir direnişten ibaret görünüyor.

Parti tabanı ve kamuoyu yeni denklemi kabullendiğinde, yeni aday formülleri daha açık şekilde masaya yatırılacaktır. O masada Özgür Özel’in ismi olur mu, olmaz mı; asıl tartışma bu olacak.

Türkiye bir dönemin sonuna geldi. Yaklaşık bir yıldır gündemi meşgul eden “İmamoğlu adaylığı” dosyası kapanıyor. Bundan sonra konuşulacak olan yeni isimler, yeni ittifaklar ve yeni güç dengeleri olacak.

İmamoğlu tamamen gündemden düşer mi? Elbette hayır. Mart ayında başlayacak olan, Yargı süreci ve yolsuzluk duruşmalar devam edecek ve duruşmalar kamuoyunda yankı bulacaktır. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonlarında yapacağı şovlar çok konuşulacak.

Ancak siyasi kulislerin merkezinde artık başka başlıklar var.

Yeni süreç hayırlı olsun.

İyi haftalar.