Türk siyasi tarihinde böyle bir savrulma, böyle bir teslim alınış görülmedi, Aylardır ülke gündeminin 1 numaralı maddesi kuşkusuz İmamoğlu ve Suç örgütü üyelerinin tutukluluğu ve ortaya saçılan iddialar.
Bilindiği üzere 19 Mart’ta İmamoğlu ve onlarca kişinin gözaltına alınması ile başlayan ‘’İmamoğlu Suç örgütü’’ ismi verilen soruşturma’da sona gelindi, 4 bin sayfaya yakın iddianame yayınlandı ve mahkeme tarafından da kabul edildi.
Sırada mahkeme tarihinin belirlenmesi ve yargılama aşamaları var, Suç örgütü liderliği ile suçlanan İmamoğlu kanadı harıl harıl iddianamede ki suçlamalara savunma hazırlıyorlar, duruşma tarihinin erken olması durumunda bu kadar suçlamaya savunma hazırlanmasının zor olacağı ve yetişmeyeceğini söyleyenler var.
Evet savunma hakkı kutsaldır, kamuoyu önünde aylardır suçlanan isimlerin kendilerini en iyi şekilde savunması için yeterli zamanın verilmesi önemli, Mahkemelerin de bu hakkı gözeterek duruşma tarihi belirleyeceği açıktır.
Peki işler CHP kanadında nasıl görülüyor, nasıl ilerliyor?
Maalesef ki, 19 Mart sabahından beri, soruşturmayı sulandırmak, hafife almak, alaya almak, ‘’iddianame boş’’ yaygarası yaparak süreç devam ediyor.
Parti içinde ki tartışmaları dindirebilmek için nerdeyse ayda bir kurultay ve seçim yapan CHP kurultaylarını bile İmamoğlu’na göre dizayn edip kurguluyor. Parti yönetimini İmamoğlu’nu en sert şekilde savunacak, biat edecek isimlere göre şekillendiriyor.
Oysa, Boş dedikleri iddianameyi sulandırmak yerine ciddiye almayıp, ülkenin başka sorunlarına eğilseler, başka şey konuşsalar hem ülkeye hem seçmene daha iyi bir görüntü vermezler mi?
Parti kurmayları iddianame boş diyerek cezaevinde ki liderlerine ve partili belediye başkanlarına en büyük zararı veriyorlar.
İmamoğlu’nun avukatları ya da kurmayları, nasıl olsa kamuoyunda ki algı dosya boş, bizde buna göre savunma hazırlayalım derseler sonları hüsran olur.
Ülkenin birinci partisi olduğunu iddia eden bir parti, nasıl olurda Tutuklu, aklanmayı bekleyen birine bu kadar esir olabilir akıl alır gibi değil. 20 Yıldır Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı ve karşıtlığı ile konsolide ettikleri seçmen halen aynı karşıtlık ve düşmanlık ile, yani Erdoğan’dan kurtulma hayali ile Ekrem İmamoğlu’nun tüm olumsuz yönlerine göz yumuyor, yarın İmamoğlu bu kadar suçlamanın tamamından aklanabileceğini nasıl düşünüyorlar?
Kimse hüküm giymeden suçlu ilan edilemez ama, Kaldı ki İmamoğlu, örgüt lideri olarak yargılanıyor, dosyada ki diğer isimlerin işlediği suçlardan da sorumlu, onların alacağı her hükümden ve cezadan İmamoğlu da ceza alıp hüküm giyecek.
Bu gerçekleri partililer bilmiyor mu? Bal gibi de biliyorlar, malzeme iyi kitleyi arkalarında tutmak için iyi bir iklim, iyi bir fırsat, bu iklimde partiyi seçimlere götürebilirsek, geçmiş yönetimlerden daha başarısız olmayız herhalde diye düşünüyorlar.
Tekrar edelim; Kimse yargılanmadan, hüküm giymeden suçlu ilan edilemez, edemeyiz de, ancak görünen köy çok iç açıcı değil büyük risk var.
Oysa yargılama başlayıp kararlar birer birer açıklandığında kamuoyuna nasıl cevap verebileceklerini hesaplıyorlar mı?
Hafta sonu CHP’nin artık bıkkınlık veren anlamını yitirmiş, kitleye şov yapmaktan öte geçemeyen kurultatylarından biri vardı, partinin bundan sonra ki politikaları ilan edildi.
Tamam dedik, Parti İmamoğlu gündeminden çehresini ülke gündemine, ülke sorunlarına çevirecek, bakalım ne çözüm önerileri gelecek?
Çıka çıka LGBT’lilere güvence vaadi çıktı, Cumhurbaşkanına hakaret etmenin, küfür etmenin eleştiri olarak kabul edilme vaadi çıktı.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası kapatılan Askeri okulların yeniden açılma vaadi çıktı.
Bitmiş, can çekişen Avrupa birliğine tam üyelik sözü bile var mesela vaatleri arasında.
Dış politikaya dair birkaç barış süslü cümleler, iç kamuoyuna yönelik renklendirilmiş öneriler vs.vs.
Millete dair, ekonomiye dair, Emekliye, Memura, Asgari ücretliye dair bir perspektif, gelecek planı yoktu yine.
Velhasıl, CHP tarafında la fontenden masallar devam ediyor..
Saglıklı bir hafta dilerim.