ANKARA / TEKHA
Tek Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Abdurrahim Solmaz, “Üniversite Kampüslerinde İman, Yüreklerde Vatan: Bu Gençlik Ne Bayrağını Satar Ne Toprağını Bırakır” başlıklı köşe yazısını yayımladı. Solmaz, yazısında İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi kampüslerinde düzenlenen geniş katılımlı iftar buluşmasına dikkat çekerek gençliğin manevi değerlerle kurduğu güçlü bağa vurgu yaptı.
İstanbul’daki Üniversite Kampüslerinde Dikkat Çeken İftar Buluşması
İstanbul’un iki köklü ilim yuvası olan İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi kampüslerinde yaşanan manzaranın sadece bir iftar buluşmasından ibaret olmadığını belirten Solmaz, on iki bini aşkın Müslüman gencin aynı sofrada buluşarak oruçlarını açmasının önemli bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
İftarın ardından semaya kalkan ellerle edilen dualar ve saf saf kılınan namazların, bu toprakların mayasında bulunan iman ve kardeşlik ruhunun yeniden görünür hâle gelmesini sağladığını dile getiren Solmaz, kampüslerin ortasında kurulan uzun sofraların gençliğin kalbinde hâlâ diri olan inanç ve aidiyet duygusunun güçlü bir ifadesi olarak hafızalara kazındığını belirtti.
Ramazan Ayının Manevi Eğitimi
Ramazan ayının yalnızca aç ve susuz kalınan bir zaman dilimi olmadığını vurgulayan Solmaz, Ramazan’ın insanın nefsini terbiye ettiği, kalbini arındırdığı, kardeşliğin ve paylaşmanın güçlendiği müstesna bir dönem olduğuna dikkat çekti.
Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı ki sakınasınız” ayetini hatırlatan Solmaz, bu ayetin orucun sadece bir ibadet değil aynı zamanda bir ahlak ve bilinç eğitimi olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Üniversite kampüslerinde kurulan iftar sofralarının da bu bilinçle yetişen bir gençliğin varlığını gözler önüne serdiğini belirtti.
Gençliğin Değerlerle Bağ Kurma Mücadelesi
Köşe yazısında günümüz dünyasında gençliğin farklı yönlere çekilmeye çalışıldığına değinen Solmaz, kültürel yozlaşmanın, değer erozyonunun ve kimlik bunalımının yoğun şekilde yaşandığı bir çağdan geçildiğini ifade etti.
Ramazan akşamında bir araya gelen binlerce gencin bu tabloya farklı bir perspektif sunduğunu belirten Solmaz, Türkiye’nin gençlerinin yalnızca bilim, teknoloji ve kariyer hedefleriyle değil aynı zamanda imanları, ahlakları ve manevi miraslarıyla da güçlü bir bağ kurmaya devam ettiğini vurguladı.
Kur’an ve Hadis Işığında Gençliğin Sorumluluğu
Solmaz, Kur’an-ı Kerim’in rehberliği ve Peygamber Efendimizin hadislerinin gençliğin taşıdığı sorumluluğu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifinde kıyamet gününde Allah’ın arşının gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf insandan birinin “Rabbine kulluk ederek yetişen genç” olduğunu müjdelediğini hatırlatan Solmaz, bu müjdenin imanlı gençliğin ne kadar kıymetli olduğunu anlatan en güçlü mesajlardan biri olduğunu dile getirdi. Gençlik çağında edinilen iman, karakter ve ahlakın bütün bir ömrün yönünü belirlediğini vurguladı.
İbadetle Şekillenen Bir Nesil
Ramazan ayında oruç tutan, iftar sofralarında bir araya gelen ve teravih namazlarında omuz omuza saf tutan bir gençliğin yalnızca bireysel ibadetlerini yerine getiren bir nesil olmadığını belirten Solmaz, bu gençliğin aynı zamanda milletinin değerlerini taşıyan ve vatanının sorumluluğunu hisseden bir nesil olduğunu ifade etti.
İnancın insanın kalbinde sadece bireysel bir duygu olarak kalmadığını, aynı zamanda insanı sorumluluğa çağırdığını belirten Solmaz, inancın olduğu yerde ihanetin barınmayacağını ve imanın olduğu yerde vatan sevgisinin eksik olmayacağını vurguladı.
Tarihten Gelen Ruh ve Fedakârlık
Solmaz, Türkiye’nin tarihinin imanla yoğrulmuş fedakârlık örnekleriyle dolu olduğunu ifade ederek Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi ve Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde genç yaşta şehit düşen kahramanların bunun en açık örnekleri olduğunu belirtti.
Bu kahramanların kalplerinde taşıdıkları iman sayesinde vatanı savunmak için bir adım geri atmayan bir irade ortaya koyduklarını ifade eden Solmaz, vatanın yalnızca bir toprak parçası değil aynı zamanda inancın, namusun ve hürriyetin emaneti olduğunu vurguladı.
Kampüslerde Filizlenen Umut
Bugün üniversite kampüslerinde iftar sofralarında bir araya gelen gençleri görmenin o ruhun hâlâ yaşadığını gösterdiğini belirten Solmaz, Kur’an’ın ışığında yetişen ve Peygamber Efendimizin ahlakını kendine rehber edinen bir gençliğin hem ilimde hem de ahlakta güçlü olacağını ifade etti.
Böyle bir gençliğin yetişmesinin toplumun geleceğinin sağlam temeller üzerine kurulmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Toplumun Ortak Sorumluluğu
Solmaz, gençliğin manevi gelişimi konusunda toplumun tüm kesimlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirtti. Hükümete, valiliklere ve Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatına önemli görevler düştüğünü ifade eden Solmaz, ailelerin, eğitim kurumlarının ve kanaat önderlerinin de gençliğin manevi gelişimine önem vermesi gerektiğini vurguladı.
Sadece akademik başarıya odaklanan bir eğitim anlayışının eksik kalacağını belirten Solmaz, gençlerin kalbini, ruhunu ve vicdanını da besleyen bir eğitim anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Güçlü bir milletin yalnızca bilgiyle değil aynı zamanda değerleri, ahlakı ve inancıyla ayakta kalacağını dile getirdi.
Geleceğin Teminatı Olan Gençlik
Gençlerin iftar sofralarında buluşmasının, Kur’an tilavetlerinin kampüslerde yankılanmasının ve teravih saflarının dolmasının önemli bir mesaj verdiğini belirten Solmaz, bu milletin köklerinin hâlâ sağlam olduğunu ifade etti.
İnancını bilen, değerlerini koruyan ve vatanına sahip çıkan bir gençlik yetiştiği sürece bu topraklarda umudun var olmaya devam edeceğini dile getirdi.
Bugün bir üniversite kampüsünde kurulan iftar sofrası gibi görünen bu manzaranın aslında çok daha derin bir anlam taşıdığını belirten Solmaz, bunun imanlı bir gençliğin sessiz fakat güçlü yürüyüşü olduğunu ifade etti. Bu yürüyüşün ahlakın, kardeşliğin ve sorumluluk bilincinin yeniden dirilişi olduğunu vurguladı.
İmanlı Gençlik ve Vatan Bilinci
İmanla yetişen bir gençliğin vatanını ve bayrağını asla pazarlık konusu yapmayacağını belirten Solmaz, imanın yalnızca kalpte taşınan bir duygu değil aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Bu bilinçle yetişen bir gencin gerektiğinde vatanı için canını ortaya koymaktan geri durmayacağını vurgulayan Solmaz, tarih boyunca bu milletin evlatlarının bu şuurla yetiştiğini dile getirdi.
Bir Müslüman gencin vatanını savunmanın yalnızca bir görev değil aynı zamanda büyük bir şeref olduğunu bildiğini ifade eden Solmaz, bu yolda hayatını kaybedenlerin şehitlik mertebesine ulaşacağını ve Peygamber Efendimizin müjdelediği büyük makamla şerefleneceğini hatırlattı. Hayatta kalanların ise gazi olmanın onurunu taşıyacağını belirtti.
Gençliğin yalnızca akademik başarıyla değil imanla, ahlakla ve vatan sevgisiyle yetişmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Solmaz, Kur’an’ın rehberliğinde ve Peygamber Efendimizin sünneti doğrultusunda yetişen bir neslin hem ilimde güçlü olacağını hem de milletinin geleceğine sahip çıkacağını ifade etti.
Solmaz, Rabbim bu güzel birlikteliği daim eylesin. Gençlerin imanını, şuurunu ve istikametini güçlendirsin. Oruçla arınan kalpleri, namazla huzur bulan gönülleri muhafaza eylesin. Kur’an’ın rehberliğinde yetişen ve Peygamber Efendimizin ahlakını örnek alan bir gençliğin sayısını artırsın.
Ve nasip etsin ki bu topraklarda yetişen her genç ilmiyle güçlü, ahlakıyla örnek, inancıyla sağlam ve vatanına sadık bir insan olarak yarınlara yürüsün. Çünkü imanlı bir gençlik sadece bugünün değil yarının da en büyük teminatıdır. Dedi.