Duru Medya Grubu’na bağlı Nefes Gazetesi, Haber24 ve Haber41’in Genel Yayın Yönetmeni, aynı zamanda radyo ve televizyon programcısı olan Uğur Gencer’in köşe yazısı. “Her İle Bir Hasan Soba Lazım”

Siyasette ve yerel yönetimlerde en çok neye ihtiyaç duyuyoruz, biliyor musunuz? Sahaya inen, sorunu yerinde gören ve geçici çözümlerle oyalamayıp kökten çözmeye çalışan yöneticilere…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, işte tam da bu noktada farkını ortaya koyuyor. Vatandaşın sıkıntısını makamdan değil, sahadan okuyan bir isim. Gittiği yerde dinliyor, anlıyor ve en önemlisi çözüm üretiyor. Üstelik “şimdilik böyle olsun” mantığıyla değil; kalıcı, etkili ve sonuç odaklı adımlarla.

Bugün birçok yönetici, sorunlara pansuman yapmayı hizmet zannediyor. Hasan Soba ise sancının kaynağına iniyor, tedavi ediyor. Bu yüzden toplumun her kesiminden takdir topluyor. Çünkü mesele sadece yol yapmak, kaldırım düzenlemek değil; mesele gönüllere dokunabilmek.

Açık konuşalım… Her ilde, büyükşehir belediye başkanının yanında Hasan Soba gibi sahayı bilen, vatandaşı tanıyan, çözümden kaçmayan, telefonu elinden düşmeyen, yazanlara ve arayanlara geri dönen, sosyal mecralarda aktif bir başkan vekili olsa; birçok yerde ilçe belediye başkanlarına bile gerek kalmayacak kadar güçlü bir yerel yönetim modeli ortaya çıkar.

Belediye başkanları, yardımcıları, özel kalemleri, danışmanları, korumaları, şoförleri, çaycıları, çorbacıları… Saymakla bitmez. Oysa asıl amaç sorunları çözmek değil mi? Fazla teferruata gerek yok. Partisinin gücüyle koltuğa oturanlar, sadece vatandaşa hizmet için vardır. Eğer amaç makamda oturup imza atmak, çarşıda pazarda klip çekmekse, çok fazla söze gerek yok. Vatandaş sosyal medyada belediye başkanı olduğu için beğeni alanı değil, sorununa çözüm bulanı istiyor. Çözüm bulunamasa bile neden olmadığını anlatan, kendisini muhatap alan birini arıyor. Bol resim çektirmekle gönüllere girilmez; gönüllere girmenin yolu, karşındakini muhatap almak ve yarasını iyileştirmek için mücadele vermekten geçer.

İşte bu yüzden diyorum ki: Her ile bir Hasan Soba lazım. Hem de çok.

Kulaktan dolma sözlerle değil, bizzat şahit olduklarımla yazıyorum. Sahadaki sıkıntıları pansumanla geçiştirmeyen, doğrudan tedavi eden insanları her zaman takdir ediyorum.