Sahada yaşananlar ani değil.

Ne refleks, ne öfke, ne de günü kurtarma hamlesi.

Bu; önceden yazılmış, sabırla işletilen, zamanı geldiğinde sertleşen bir devlet planıdır.

Suriye’de YPG içindeki kırılma, dışarıdan bakana “aşiret çatışması” gibi sunuldu.

Oysa içeriden bakıldığında bu, taşeronun içinin boşaltılmasıydı.

Arap aşiretlerinin, YPG içindeki PKK unsurlarını hedef alması; başıboş bir isyan değil, zemini hazırlanmış bir kopuştu. Sizlere YPG GERÇEKLERİ SERİSİNDE BAHSETMİŞTİM. Herkes terörist diyordu BEN gerçeği anlatıyordum.

Bu süreçte Suriye Ordusunun verdiği örtülü destek, tek başına bir askeri hamle değil;
“Bu alan artık kontrolsüz değil” mesajıydı.
Hatırlarsanız TURAN TAKTİĞİ-HOROZ DÖVÜŞÜ serisinde bahsetmiştim.

En kritik karar burada alındı:
Türkmenler öne sürülmedi.
Çünkü Türkmen’i öne çektiğin an mesele etnikleşir.
Dosya başka ellere gider.
Algı başka merkezlerden yazılır.
Oysa burada istenen şey şuydu:
Etnik çatışma değil, iç tasfiye.
Bu yüzden Türkmen unsurlar hazır kıta tutuldu. Darıldılar tabi ki ama biz ikna ettik.
Görünür değil, caydırıcı.
Sahada değil, denklemde olsunlar istedik.
Stratejimiz yarın daha iyi anlaşılır.

HİÇ: Görünmeyen Elin Süpürgesi
Bu safhada devreye giren yapı, adıyla değil yokluğuyla tanınır: HİÇ.
HİÇ;
– bağırmaz
– bayrak açmaz
– hedef şaşırmaz
Önceden belirlenmiş koordinatlara sızar,
aşiretlerle birlikte süpürür,
ardında boşluk değil düzen bırakır.
Bu bir operasyon değil;
alan mühendisliğidir.

Şimdi Ok Irak’a Döndü
Suriye sahası daraldıkça yük Irak’a kayıyor.
PKK’nın Suriye’den Irak’a takviye taşıma çabası bunun göstergesidir.
Ama bu kez denklem farklı.
Peşmerge, Irak Ordusuna bağlılığını netleştiriyor
Bu, “ayrı bir güç olmaktan vazgeçiyorum” demektir
Yani alan, merkezileşiyor
Merkezileşen alanda kaçak yapı barınamaz.
PKK burada ya kendi içinde çözülür
ya da dışarıdan temizlenir.

Türk Devleti’nin Sabit Tavrı
Ve burada herkesin bildiği ama yüksek sesle söylemediği gerçek durur:
Eğer Irak iç dinamikleri bu tasfiyeyi tamamlayamazsa,
bunu Türk Devleti yapar.
Ama bu;
– ani değil
– gösterişli değil
– tepkisel hiç değil
Layığıyla yapılır.
Türk Devleti bağırmaz.
Türk Devleti acele etmez.
Türk Devleti bekler.

Geçmiş – Bugün – Gelecek Aynı Çizgide
Bu, ilk defa yaşanmıyor.
Bu, son da olmayacak.
Geçmişte de Türk Devleti,
önce sabırla izlemiş,
sonra nokta atışıyla düzeltmiş,
ardından sessizlikle mühürlemiştir.

Bugün Suriye’de olan budur.
Yarın Irak’ta olacak olan da budur.
Bu bir tehdit değil.
Bu bir alışkanlıktır.
Devlet aklı süreklidir.
Tasfiye sabırlıdır.
Sonuç ise kaçınılmazdır.

Ve bazen en sert cümle şudur:
“Hiç konuşmadık… çünkü gerek kalmadı.”

Devam Edecek...

Zemin olgunlaşır.
Taraflar yorulur.
Alan yalnızlaşır.
Ve sonra…
süreklilik arz eden tasfiye başlar.


Hüseyin ADALAN